[ Yazım Kuralları | Editörler | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Ana Sayfa | E-Posta ]
 Bilim, Eğitim ve Düşünce Dergisi
Mart 2003, Cilt 3, Sayı 1, Sayfa(lar) 06
[ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ] [ Yorumlar ]
Yaygın Eğitim
Mehmet Yapıcı
AKÜ Eğitim Fakültesi İlköğretim Bölümü Öğretim Görevlisi
Anahtar Kelimeler: Yaygın Eğitim, Hedef, Birey, Continuous Education, Goal, Person
 
Bu çalışmada; yaygın eğitimde mevcut durum betimlenerek, günümüz koşullarındaki teknolojik ve sosyal gereksinimler bağlamında; gelecekte yaygın eğitimin bireylerde oluşturması beklenen genel hedeflere ilişkin önerilerde bulunulmaktadır.
Giriş
Yaygın eğitim ister gelişmiş olsun, ister gelişmekte olan ülkelerde olsun, daha iyi yaşam standartlarına ulaşmak için üzerinde önemle durulan ve çaba harcanan bir konu olmaya devam etmektedir. Çünkü; gelişme, değişme, kalkınma ve ilerlemenin yegane yolu ve yöntemi iyi eğitilmiş insan gücünden geçmektedir. Oysa; bir ulusun her bir bireyinin eğitim gereksinimini istenen düzeyde karşılaması her zaman mümkün olamamaktadır.

Bir ülkenin kalkınıp ilerlemesinde temel iki dinamik; eğitim ve ekonomidir. İstenilen gelişme ve kalkınma düzeyine ancak bu iki itici güç bir arada ve birbirini destekler nitelikte ise ulaşılabilir.

Yaygın eğitim işlevsel olarak kalkınma ve ilerlemeyi sağlayamaz. Kalkınmayı sağlayan, sorunlar üzerinde analitik düşünüp çözüm yolları üreten bireylerdir. Analitik düşünen ve sorgulayan birey; bilişsel-duyuşsal ilgi ve becerilerine uygun eğitilmiş bireydir. Yaygın eğitim; örgün eğitimde şu veya bu şekilde eğitilme gereksinimi karşılanmamış veya eksik kalmış bireylerin bu ilgi ve becerilerini desteklemeye yönelik olarak programlardır.

Yaygı eğitimle ilgili ilk çalışmalar İngiltere’de 1776’da denizcilere yönelik olarak, ABD’de 1816’da yetişkinlere yönelik fen kursları ile, SSCB, Danimarka ve İsveç’te 1800’lerde, Avusturya’da 1867’de eğitsel derneklerin kuruluşu ile, Yunanistan’da 1800’li yılların ikinci yarısında ve Yugoslavya’da 1900’lerde başlamıştır. Türkiye’de ise, yaygın eğitimle ilgili ilk uygulamalı çalışmalar 1922’de halk mektepleri ile başlamıştır.1

Çağımız bir değişme çağıdır. Bilim ve teknolojinin hızla gelişmesi, örgün eğitim kurumlarında verilen bilgileri kısa sürede geçersiz kılmaktadır. İnsanları sürekli olarak yenilemek, meslek seçiminde çeşitli nedenlerle geçmiş yıllarda yapılan hataları düzeltmek, yeni meslekler kazandırmak, örgün eğitimin eksikliklerini tamamlamak, yaşlılıkta boş zamanları değerlendirmek, kalkınmanın gerektirdiği davranışları kazandırmak isteği yaygın eğitime olan gereksinimi gittikçe artırmaktadır.2

Konuyla İlgili Temel Kavramlar

Yaygın eğitim; çok geniş anlamlar yüklenilen bir kavramdır. Yaygın eğitimle eş anlamlı kullanılan, fakat değişik yerlerde değişik anlamlar taşıyan kavramlar ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle; aşağıda kavram kargaşasına düşmemek için benzer anlamları taşıyan kavramlar tek tek irdelenmiştir.

Yaygın eğitim (Continuous Education)

Yaygın eğitim, örgün eğitimin yanında veya dışında düzenlenen formal eğitim faaliyetlerinin tümünü kapsar. Yaygın eğitimde belli bir yaş sınırı yoktur. Her yaş grubu için (çocuk, genç, yetişkin v.b.) yaygın eğitim faaliyetleri düzenlenebilir.3

Bir diğer tanım:
Yaygın Eğitim, örgün eğitim olanaklarından hiç yararlanmamış durumda olanlara, gittikleri okullardan erken ayrılanlara ya da örgün eğitim kurumlarında okumakta olanlara ve meslek dallarında daha yeterli duruma gelmek isteyenlere uygulanan eğitimdir.4

Halk Eğitimi (Mass Education)

Halk Eğitimi: Yurttaşların çalışma gücünü artırmak, yaşayış seviyesini yükseltmek, milli ve insani erdemlerini geliştirmek amacıyla okul eğitimi dışında veya yanında yapılan eğitim ve öğretim çalışmalarıdır.5

UNESCO tarafından benimsenen tanıma göre, halk eğitimi, genellikle on beş veya daha ileri yaşta olup normal okul ve üniversite sisteminin dışında bulunan kimselerin yararına sunulan ve ihtiyaçlara göre düzenlenen eğitimdir.6

Hizmet İçi Eğitim (Inservice Training)

Hizmet içi eğitim, özel ve tüzel kişilere ait iş yerlerinde belirli bir maaş veya ücret karşılığında ise alınmış ve çalışmakta olan bireylerin görevleri ile ilgili gerekli bilgi, beceri ve tutumları kazanmalarını sağlamak üzere yapılan eğitimdir.7

Bir diğer tanım:
Hizmet içi eğitim, kişilerin hizmetteki verim ve etkinliklerinin arttırılmasını, gelişmeye yol açan bilgi, beceri ve tutumların zenginleştirilmesini amaç edinen ve kurumların genel çalışma düzenini sürekli olarak etkileyen eğitimdir.8

Yetişkin Eğitimi (Adult Education)

Yetişkin eğitimini değişik düşünürler, değişik biçimlerde tanımlamaktadırlar. Kimi düşünürler, yetişkin eğitimini "halk eğitimi" olarak alıp, okul dışında kalan kişilere yapılan, yapılması gereken eğitim olarak tanımlarken, kimi düşünürler sosyo-psikolojik açıdan insan kişiliğinin gelişmesi, daha iyi bir dünyanın yaratılmasına yardım eden bir eğitim olarak da tanımlayabilmektedirler. Bu tanıma göre, yetişkin eğitimi, halkın eğitim gereksinimlerini karşılamalı onların gereksinmeleri olan bilgi ve becerileri vermeli, deneyimlerini geliştirmeli, onların ortak sorunlarının çözümüne yardım etmelidir.9

Daha derinlemesine bakılırsa yetişkin eğitimini gerektiren nedenler, toplumun sosyo-ekonomik ve siyasal yapısındaki farklılıkların sonucu ortaya çıkmaktadır. Çok genel olarak bu farklılıkların kadın-erkek, köy-kent, sosyo-ekonomik farklılıklardan ileri geldiği söylenebilir.10

Yaygın Eğitim Nedir, Ne Değildir?

Yaygın eğitim, örgün eğitimi tamamlayan ve eğitime süreklilik kazandıran okul dışı eğitim programları, hizmet içi eğitimi ve kamuoyu aydınlatma çalışmaları biçiminde yürütülür, örgün eğitimi tamamlayıcı nitelikteki yaygın eğitim çalışmaları Milli Eğitim Bakanlığı, Üniversiteler, Diyanet İşleri Başkanlığı, Milli Savunma, Sağlık Ve Sosyal Yardım, Tarım Ve Orman, Adalet, Kültür, Turizm, Çalışma Bakanlığı gibi bazı bakanlıklarla, özel ve gönüllü bir takım kuruluşlar tarafından yapılmaktadır. Hizmet içi eğitim programları daha kapsamlı olup, tüm merkezi yönetim, yerel yönetimler, akademik kurumlar ve özel kuruluşlar tarafından yürütülmektedir. Kamuoyu aydınlatma çalışmalarında ise basının, radyo ve televizyonun ve din görevlilerinin yaygın eğitim hizmetleri ağrılık taşır.11

Milli Eğitim Temel Kanun'una göre; yaygın eğitim, eğitim sisteminin iki çeşidinden biri olacak kadar önemlidir. Yaşam boyu eğitimin bir hak olarak tanındığı bu çağda, yaygın eğitime bu denli önem vermek gerekmektedir.12

Yaygın eğitim örgün eğitimden daha kapsamlı olup okullarda, camilerde, orduda, iş yerlerinde ve bir ölçüde ailede verilmektedir.

Yaygın eğitim, halkın yaşama biçimini, bilgi, beceri ve alışkanlıklarını, değer yargılarını ve değer sistemlerini birbirlerine ve kendilerinden sonraki kuşaklara aktarmaları ve öğretmeleri biçiminde toplumda süregelen bir eğitim etkinliğidir. Ülkemizde 1960'lı yıllarda, okul öncesi ve okul içi eğitimi "örgün eğitim" olarak adlandırılınca, yaygın eğitim de, örgün eğitimin tamamlayıcısı olarak halk eğitimi veya okul dışı eğitim kavramları yerine kullanılmaya başlanmıştır.13

Yaygın eğitim öğrenme sürecine öğrenen ve öğretenin her ikisinin de kasıtlı olarak katıldığı, planlı bir eğitimdir. Bu bakımdan, örgün eğitimden hiçbir farkı yoktur.14 Yaygın eğitimde otoriter öğretimin, orijinal düşünmeye engel olan sınavların, katı pedagojik formüllerin yeri yoktur.15

Yaygın eğitim yukarıdaki anlamda ilk defa 1966 yılında Yaygın Eğitim Özel İhtisas Komisyonu raporunda kullanılmıştır. Daha sonra sırasıyla; İkinci Beş Yıllık Kalkınma Planında, Milli Eğitim Reformu Çalışma Grubu Raporunda, Üçüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında, Milli Eğitim Temel Kanununda ve Dördüncü Beş Yıllık Kalkınma Planında yer almıştır.16

Buraya kadar aktarılanlardan da anlaşıldığı üzere; yaygın eğitim çok genel ve çok kapsamlı bir etkinlikler bütünüdür. Bu nedenle de; yaygın eğitimin karşılaştığı bir takım sorunlar vardır. Bunlar; kaynak sorunu, araştırma sorunu, personel sorunu, eşgüdüm sorunu, örgün ve yaygın eğitim kurumlarının bütünleşememesi sorunu ve son olarak örgütsel sorunlardır.17

Bütün söylenenler gözönüne alındığında yaygın eğitimin derli toplu şöyle bir tanımı yapılabilir; yaygın eğitim, örgün eğitimin boşluklarını tamamlayan, yurttaşlara üst öğrenim olanağı sağlayan, onları işe ve yaşama hazırlayan, okul dışı sürekli bir eğitim etkinliğidir. Bir diğer deyişle; yaygın eğitim; bireyin ilgi, istek ve yetenekleri doğrultusunda, ekonomik, toplumsal ve kültürel gelişmesini sağlayıcı nitelikte, yaşam boyu devam eden eğitim, rehberlik ve yetiştirme etkinliğidir.18

Yaygın Eğitimin Amaç Kapsam Ve Önemi

Yetişkin eğitiminin amaçları; aklın geliştirilmesini sağlamak, bireyin kendisini geliştirmesini sağlamak, bireysel ve toplumsal gelişmeye katkıda bulunmak ve toplumsal değişmeye destek olmaktır. Cumhuriyetimizin ilk yıllarında yaygın eğitimin amacı; milli kültür birliğinin sağlanması, vatandaşlık eğitiminin sağlanması ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu insan gücünün yetiştirilmesidir.19

Örgün eğitim sistemine hiç girmemiş, bu sistemin her hangi bir kademesinde bulunan veya sistemi tamamlamış tüm yurttaşlar yaygın eğitimin kapsamına girerler. Bunlar, öğrenim çağına gelmiş değişik yaşta kadın-erkek, sağlam-özürlü, bir işi veya mesleği bulunan veya bulunmayan tüm yurttaşlardır. Tüm bu yurttaşlar, kent merkezi, gecekondu, kasaba, köy veya daha küçük yerleşim birimlerine dağılmışlardır. Tarımla, endüstri ile, eğitim, sağlık, turizm, ulaştırma, ticaret, pazarlama, kooperatifçilik gibi hizmetlerle uğraşmaktadırlar.20

Toplumdaki bireylerin üretken ve verimli olması, kendini geliştirebilmesi, mesleğinde ilerleyebilmesi için örgün eğitim sürecinde kazanılan bilgi ve beceriler her zaman yeterli değildir. Bilim ve teknolojideki hızlı gelişme ve değişmeler bu kurumlarda verilen bilgileri kısa sürede geçersiz ya da yetersiz kılmaktadır. Yaygın eğitim insanları sürekli olarak yenileyerek toplumsal değişmenin getirdiği yeni durumlara uyum güçlerini geliştirmek ve örgün eğitim eksikliklerini tamamlamak açısından önem taşımaktadır. Ayrıca çeşitli nedenlerle örgün eğitim kurumlarına devam edemeyen kişiler de yaygın eğitim faaliyetlerine katılarak bu eksikliklerini telâfi edebilir ve bir meslek kazanabilirler.21

Yaygın eğitimin kapsamı, örgün eğitimin kapsamından daha geniştir. Çünkü; Türkçe konuşamayan, okur-yazar olmayan, yalnızca okuyup yazabilen, örgün eğitim sisteminin belli bir kademesinden ayrılan veya örgün eğitimi tamamlayan tüm yurttaşlar yaygın eğitimin kapsamına girerler.

Türkiye'de çok önemli olduğu düşünülen yaygın eğitimin; artık çağın güncel gereksinimlerini yanıtlayabilecek niteliklerle donatılması gerekir. Oysa ülkemizde yaygın eğitim büyük ölçüde yetişkinlere okuma yazma öğretme ve gençlere bir meslek kazandırma işlevini yerine getirmektedir. Bunlar elbette çok önemli özelliklerdir. Ancak yetmemektedir. Yaygın eğitim programlarının kapsamına, bilgi ve teknolojik gelişmelerin insan ve toplum yaşamına yansımalarından kaynaklanan sorunların çözüm ve çözüm yolları büyük bir hızla alınmalıdır. Günlük yaşamın sıkıntıları içinde boğulan, toplumuna ve değerlerine yabancılaşan insanların güncel sorunları da; bu kapsama alınmalıdır. Aile’de iletişim sorunları, evliliğe hazırlanma ve evliliği sürdürme, okul çağı çocuklarının sorunları ile empati kurabilme, mesleki beceriler zamanla güncelliğini yitirmesi...vs. bu sorunlardan bazılarıdır.

Yaygın eğitim; kısaca açıklamak gerekirse, ailede, çevrede, iş yerinde, her yerde ve her fırsatta yurttaşlara sürekli verilen yaşam boyu eğitimi kapsamaktadır.22

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    Değişen dünya'da; değişen kültür ve gereksinimler doğal olarak beraberinde etkilediği ve etkilendiği her şeyi değiştirecektir. Bunlardan birisi de eğitim ve dolayısıyla yaygın eğitimdir. Gelecekte; yaygın eğitim, okuma-yazma gibi temel gereksinimlerle değil; hobilerle, el becerileri, güzel sanatlar, mesleki becerileri geliştirme alanları ile de ilgilenmeyi görevleri arasında saymalıdır.

    Bu noktada gelişmekte olan ülkelerde; yaygın eğitim okuma-yazma becerileri ile birlikte yukarıdaki alanları da kapsayacaktır. Çünkü; bir yanda teknolojiden uzak kitleler, bir yanda uygar dünya ile bütünleşmeye çalışan eğitim ve ekonomi sistemleri beraberinde; yaygın eğitimin kapsam ve önemini daha da artıracaktır. Dolayısıyla, günümüzde en önemli yaygın eğitim programlarından biri olarak bilgisayar okur-yazarlığı ile temel okuma-yazma programları aynı çatı altında birleşebilmelidir. Bu önümüzdeki yıllarda gelişmekte olan ülkelerin temel paradokslarından biri olacak gibi görünmektedir. Örneğin; hala ülkemizde; kamu, özel veya sivil toplum örgütleri tarafından bir yandan okuma-yazma kursları teşvik edilirken; bir yandan da aynı şekilde, bilgisayar okur-yazarlığı kursları çok ciddi bir talep görmektedir.

    Gelecekte yaygın eğitim programları, teknoloji ile bütünleşen düşünce sistemlerine uygun birey gereksinimlerine yanıt vermek zorundadır. Bu nedenle, değişen eğitim modelleri ile birlikte yaygın eğitim programlarının da gözden geçirilmesi, yeni hedef ve içerikle tasarımlanması bir zorunluluk gibi görünmektedir.

    Yaygın eğitim bütün ülkeler için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. Bu nedenle, ekonomik kalkınma görevlileri, kalkınma ve gelişmede insan faktörünün değerini kabul etmek zorundadırlar. Sosyal politika sorumluları ise, ekonomik kalkınma ile toplum kalkınması arasındaki bağları görerek, sadece insan üzerinde durmaktan kaçınmalıdırlar. Eğitimciler ise, eğitimin günlük yaşamın karışıklıklarıyla bütünleştirilmesi ve insanın çevresiyle birlikte bir bütün olarak ele alınması ilkelerini uygulamak ve alınan sonuçların diğerleri ile bütünleştirilmesini öğrenmek zorundadırlar.23

    Yaygın eğitim programları ile örgün eğitim kurumlarının bütünleşmesinin tasarruf ve verimlilik açısından büyük önemi vardır.

    Kitle iletişim araçları yaygın eğitimde titizlikle kullanılması gereken bir araçtır. Özellikle, yaygın eğitimin tutarlı bir felsefi ve pedagojik alt yapıya kavuşturulmasında televizyondan yararlanılmalıdır.

    Bilgisayar teknolojisinin nimetlerinden yararlanabilmenin koşullarından biri de, bütün bireylerin bu teknolojinin gerektirdiği bilgi ve becerileri sahip olmasını gerektirmektedir.

    Ülkemizde yaygın eğitim ulusal eğitim sisteminin ayrılmaz bir parçası haline getirilememiş, yaşam boyu eğitim anlayışı ile ele alınamamıştır. Yaygın eğitim faaliyetlerinde bulunan çeşitli kurumlar arasında koordinasyon sağlanamamıştır. Değişen şartlara ve ihtiyaçlara kısa sürede cevap vermesi, düzenlenmesindeki esneklik ve maliyetinin düşük olması gibi nedenlerle önem kazanan yaygın eğitim faaliyetleri, bu özelliklerin tersine işletilen bir anlayışla uygulanmıştır. Bu nedenlerle; yaygın eğitim programlarının bölgesel ihtiyaçlar dikkate alınarak düzenlenmesi gerekir.25

    Yaygın eğitim için bilişsel ve duyuşsal hedef önerileri26

    1. Bilgisayar okur-yazarı olabilme
    2. Demokratik tutum kazanabilme
    3. Sportif etkinliklere katılabilme
    4. Kültürel etkinliklere katılabilme
    5. Yabancı dil öğrenebilme
    6. Turizmin Türk ekonomisi açısından önemini kavrayarak bireysel sorumluluklarını öğrenebilme
    7. Anadilini sevebilme
    8. Düzeyine uygun Edebî eserleri zevk alarak okuyabilme
    9. Doğayı sevebilme
    10. Doğanın korunmasında üzerine düşen sorumlulukları bilme
    11. Çevre kirliliğinin insan yaşamına olan etkilerini kavrayabilme
    12. Seçme ve seçilme hakkının önemini kavrayabilme
    13. Kamu yaşamı ile özel yaşam arasındaki ilişkiyi kavrayabilme
    14. Kitle iletişim araçlarının insan yaşamına etkilerini kavrayabilme
    15. Boş zamanlarını nasıl değerlendireceğini öğrenebilme
    16. Orta öğretim kurumlarında okul-aile işbirliğinin eğitim-öğretimde kaliteyi artırmadaki rolünü öğrenebilme
    17. Çocuk yetiştirmedeki temel bilimsel becerileri kazanabilme
    18. Aile içi sağlıklı insan ilişkilerini zevk alarak öğrenebilme
    19. Cinsel yaşam ile ilgili temel bilimsel bilgileri kazanabilme
    20. Sağlıklı ortak bir yaşam için eşler arası ilişkilerin nasıl olması gerektiğini öğrenebilme
    21. Anne-baba olmaya hazırlanabilme.
    22. Okuma alışkanlığı kazanabilme.
    23. Mesleki becerilerini geliştirmede isteklilik
    24. El becerilerini geliştirebilme.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) R. Okçabol, Halk Eğitimi (Yetişkin Eğitimi), 2. Basım, Der Yayınları 149, İstanbul 1996, s. 80-86, 97. Y.Kemal Kaya, İnsan Yetiştirme Düzenimize Yeni Bir Bakış, Bilim Yay., Ankara 1989, s.84.

    3) N.Fidan Ve M.Erden, Eğitime Giriş, Peryal Mat. San. Tic. Ltd. Şti, Ankara 1991, s.225.

    4) Ö.Demirel Ve K.Ün, Eğitim Terimleri, Şafak Mat., Ankara 1987, 186.

    5) MEB, VII. Milli Eğitim Şurası, 18-23 Mart 1957, tıpkı basım, MEB Yayınları 2313, İstanbul 1991.

    6) S. Lowe, Dünya’da Yertişkin Eğitimine Toplu Bakış, (Çev.:T.Oğuzkan), UNESCO T.M.K. Yayınları, Ankara 1985, s.23

    7) H. Taymaz, Hizmet İçi Eğitim, Pegem Yayınları, Ankara 1992, s.3.

    8) F. Oğuzkan, Eğitim Terimleri Sözlüğü, TDK yayınları, Ankara 1974, s.86.

    9) Ayel Aziz, Televizyonun Yetişkin Eğitimindeki Yeri Ve Önemi, Sevinç Mat., Ankara 1975, s.20

    10) Aziz, a.g.e., s.21.

    11) E. Kılıç, “Yaygın Eğitim”, Cumhuriyet Döneminde Eğitim, MEB Yayınları 91, Ankara 1983, s.469.

    12) İ.E. Başaran, Türkiye Eğitim Sistemi, Kadıoğlu Mat., Ankara 1993, s.102.

    13) E.Kılıç, Halk Eğitiminde Kuram Ve Uygulama, TODAİE yayınları 190, Ankara 1981, s.9.

    14) S. Bülbül, “Dünya’da Ve Ülkemizde Yaygın Eğitim”, Yaygın Eğitim Ve Sorunları, TED XI. Eğitim Toplantısı, 12-13 Kasım 1987, TED Bilim Dizisi 11, Ankara 987, s. 27.

    15) E.C. Lindeman, Halk Eğitiminin Anlamı, (Çev.: Celâl Şentürk), MEB Basımevi, Ankara 1969, s. 12.

    16) Kılıç 1983, a.g.e., s.470-471.

    17) A. Duman, “Türkiye’de Yetişkin Eğitimi Alanında Karşılaşılan Sorunlar”, Eğitim Ve Bilim, 1991, Cilt:15, Sayı:82, s.43-46.

    18) Kılıç 1983, a.g.e., s.471.

    19) AÖF, Halk Eğitimine Giriş (Yazar:Sudi Bülbül, Editör:Hikmet Seçim), AÖF Yayınları No 213, Eskişehir 1991, s. 2, 59-62.

    20) Kılıç 1983, a.g.e., s.472.

    21) Fidan Ve Erden, a.g.e., s.225

    22) Kılıç 1983, a.g.e., s.472.

    23) F. Güneş, “Kırsal Bölgelerin Kalkınmasında Halk Eğitiminin Rolü”, Çağdaş Eğitim, sayı 143, s.38-44.

    24) Kaya 1989, a.g.e., s.128-129.

    25) İ. Kurt, Yetişkin Eğitimi, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara 2000, s. 235-236.

    26) Geliştirilen hedefler; Eğitim Bilimleri alanından öğretim elemanlarının (7 ), öğretmenlerin (13) görüşü alınmak üzere uzman kanısına sunulmuş ve son şekli verilmiştir.

    [ Başa Dön ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ] [ Yorumlar ]
    [ Yazım Kuralları | Editörler | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Ana Sayfa | E-Posta ]


    tarafından geliştirilmiştir