[ Yazım Kuralları | Editörler | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Ana Sayfa | E-Posta ]
 Bilim, Eğitim ve Düşünce Dergisi
Mart 2009, Cilt 9, Sayı 1, Sayfa(lar)
[ PDF ] [ Editöre E-Posta ] [ Yorumlar ]
Edirne Sağlık Yüksekokulu Öğrencilerinin Duygusal Zeka Düzeyleri*
Serap ÜNSAR*, Ümmü YILDIZ FINDIK*, Seda KURT SADIRLI*, Özgül EROL*, Sinan ÜNSAR**
*Yrd. Doç. Dr., Trakya Üniversitesi Edirne Sağlık Yüksekokulu, Edirne
*Yrd.Doç.Dr., Trakya Üniversitesi Edirne Sağlık Yüksekokulu, Edirne
*Öğr. Gör. Bil. Uzm., Trakya Üniversitesi Edirne Sağlık Yüksekokulu, Edirne
*Araş. Gör. Dr., Trakya Üniversitesi Edirne Sağlık Yüksekokulu, Edirne
**Yrd. Doç. Dr., Trakya Üniversitesi İ.İ.B.F İşletme Bölümü, Edirne
Giriş
ÖZET
GİRİŞ: Goleman, duygusal zekayı “kişinin kendi duygularını anlaması, başkalarının duygularına empati beslemesi ve yaşamı zenginleştirecek biçimde düzenlemesi” şeklinde tanımlamıştır. Günümüzde bireylerin hem okul, hem iş, hem özel hayatlarında çevrelerindeki kişiler ile kurdukları ilişkilerde, duygusal zekaya sahip olmalarının ve bunu etkili bir şekilde kullanabilmelerinin önemi daha çok vurgulanmaktadır. Bu nedenle hemşirelik ve ebelik öğrencilerinin duygusal zeka ile ilgili yeterliliklere sahip olmaları gerekmektedir.

MATERYAL-METOD: Araştırma, Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerini ve duygusal zeka düzeylerini etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Araştırmanın verileri “Duygusal Zeka Değerlendirme Ölçeği” ile elde edilmiştir. Araştırmanın evrenini Trakya Üniversitesi Edirne Sağlık Yüksek Okulu 2005-2006 Öğretim Yılı Güz Döneminde öğrenim gören ebelik ve hemşirelik olmak üzere toplam 383 öğrenci, örneklemini ise araştırmaya gönüllü olarak katılan 316 (%82) öğrenci oluşturmaktadır. Araştırmaların verileri SPSS 10.00 programında, yüzdelik, ortalama, t-testi, varyans analizi kullanılarak değerlendirilmiştir.

BULGULAR: Hemşirelik ve ebelik programında eğitim gören 4. sınıf öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri diğer sınıflara göre, annesi çalışan öğrencilerin duyguların farkında olma, empati ve sosyal beceriler alt boyutları annesi çalışmayan öğrencilere göre, bölümü isteyerek seçen öğrencilerin duygusal zeka toplam puan ortalamaları bölümü istemeyerek seçen öğrencilere göre, 20 yaş ve altındaki öğrencilerin duygularının farkında olma alt boyut puan ortalamaları 21 yaş ve üzerindeki öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur (p<0.05).

SONUÇ: Araştırma sonuçlarına göre öğrencilerin orta düzeyde duygusal zekaya sahip olduğu belirlenmiştir. Bu bağlamda sağlık yüksekokulu 1. ve 2. sınıf öğrencilerine eğitimlerinin başlangıcında duygusal zekanın gelişimini destekleyen eğitim ve danışmanlık programları oluşturulması önerilebilir. Anahtar Kelimeler: Duygusal zeka, hemşirelik, ebelik, üniversite öğrencisi

SUMMARY
Emotional Intelligence Level of Edirne Health School Students’

Introduction: Goleman described the emotional intelligence as understanding of one’s self-emotions, fostering emphaty towards others and regulate emotions to promote personal growth. The importance of having and effectively using of emotional intelligence while forming relationships with other people at school, work or privacy life is emphasized much more nowadays. Having abilities about emotional intelligence is essential for nursing and midwifery students.

Materials Methods: This descriptive study was planned to determine the emotional intelligence of Edirne Health College students. Data was collected by using “Evaluation of Emotional Intelligence Scale”. The sample of study consisted of 316 voluntary nursing and midfiwery students (2006-2007 autumn semester). Tha data were evaluated by means, percentages, t-testing and variance analysis in SPSS 10.00 programme.

Results: The emotional intelligence level of 4th class nursing and midwifery students were higher than the other classes, the students whose mothers were working have higher scores in subgroups of self-awareness, emphaty and social abilities compared to the students whose mothers were not working. The ones who chose the school willingly have higher total emotional intelligence scores compared to the ones who chose unwillingly. Compared to students who are 21 years and older, the students younger than 20 years had statistically higher mean scores in emotional self-awareness subgroup (p<0.05).

Coclusion: It was determined that students’ emotional intelligence was at medium level. So education and consultation programmes supporting development of emotional intelligence of 1st and 2nd class health college students could be suggested.

Key words: Emotional intelligence, nursing, midwifery, student.

GİRİŞ VE AMAÇ
Hayatta başarı ve mutluluğun sağlanabilmesinde bireylerin belirli bir zeka katsayısı (IQ) düzeyinin yanısıra, duygusal zekaya (EQ) sahip olmalarının gerekliliği son yıllarda duygusal zeka kavramına verilen önemi arttırmıştır (Doğan ve Demiral, 2007).

Zeka, insanın öğrenme sürecinde, anlama, kavrama, parçaları veya ilgileri ilişkilendirme, bütünleştirme, değerlendirme ve yorumlamalar yapma aşamalarında yönlendirici olan bilişsel ve duyuşsal özelliklerle yakından ilişkili bir kavramdır. Bu özelliklerin farklı olması insanları zeka açısından farklı kılmaktadır. Zeka, bireyin yetenekleriyle yakından ilişkili olan davranışların bir özelliğidir, insanın çevresine uyum sağlamasında, herhangi bir şeyi öğrenmesinde, kullanmasında veya bulmasında etkili olan özellikleri ifade etmekte kullanılır (Güney, 2000).

Duygusal zeka kavramı ilk kez Peter Salovey ve John Mayer tarafından bireylerin, kendisinin ve diğer kişilerin duygularını anlayabilmesi, bunlar arasında seçim yapabilmesi ve duygularıyla başa çıkması olarak tanımlamıştır (Kaya ve Keçeci, 2004; Doğan ve Demiral, 2007; Acar, 2002; Tuğrul, 1999). Goleman (2005) ise duygusal zekayı “kişinin kendi duygularını anlaması, başkalarının duygularına empati beslemesi ve yaşamı zenginleştirecek biçimde düzenlemesi” şeklinde tanımlamıştır.

Golemana’a göre ‘duygusal zeka’ beş yetkinlikten meydana gelir. Bunlar; duyguların farkında olma, duygularını kontrol etme, kendini motive etme, empati ve sosyal becerilerdir.

Duyguların Farkında Olma: Temel duygusal yeteneklerden biri olan duyguları tanıyabilme ve onlara anlam verebilme yeteneğidir. Bireyin kendi iç dünyasını tanıması, tercihlerini yapabilmesi, ruh halinin ve o ruh hali hakkındaki düşüncelerinin, sahip olduğu gücün ve kaynakların farkında olabilmesidir. Duygularının farkında olan kişiler duygularının kendilerini ve iş performanslarını nasıl etkilediğini görür ve görevleri üstlenmede kendilerine güven duyarlar (Mayer ve Stevens, 1994; Kaya ve Keçeci, 2004; Titrek, 2007).

Duygularını Kontrol Etme: Duygularını kontrol etme, insanın kendi kendine bir içsel kontrolü olarak tanımlanmaktadır. Kişinin, kendi iç dünyasını, sahip olduğu dürtüleri ve elinde bulunan kaynakları yönetebilmesidir (Kaya ve Keçeci, 2004; Doğan ve Demiral, 2007).

Kendini Motive Etme: Motivasyon, kişinin amaçlarına ulaşabilmesi için duygularını yönlendirebilmesidir. Kendini motive edebilen birey, başarma isteğine ve heyecanına sahip olan, zorluklar karşısında yılmadan kendinde devam etme gücünü bulan ve daha dayanıklı olan bireydir (Kaya ve Keçeci, 2004; Doğan ve Demiral, 2007).

Empati: Empati ya da bir başka deyişle duygu sezisi kişinin, etrafındaki diğer insanların duygularını, ihtiyaçlarını ve kaygılarını anlayabilmesi, bu anlayışla yaşamasıdır. Empati becerisine sahip bireyler, başkalarının bakış açılarını kavrayabilen, iyi bir dinleyici olmalarının yanı sıra, dile getirilemeyen duyguları da sezebilen, ne zaman ve ne kadar konuşmaları gerektiğini bilen ve kendilerini başkalarının yerine koyarak, onları anlayabilen bireylerdir (Bıçakçı, 2002; Doğan ve Demiral, 2007).

Sosyal Beceriler: Kişinin kendi duygularının yanı sıra başka insanların duygu ve düşüncelerini, tepkilerini kendi istediği doğrultuda yönlendirebilmesidir. Sosyal becerileri yüksek olan bireyler, çevrelerindeki kişilerle rahat bağlantı kurabilmekte, onların tepkilerini, hislerini akıllıca okuyabilmekte, onları yönlendirebilmekte ve ortaya çıkan tartışmaların üstesinden gelebilmektedir (Kaya ve Keçeci, 2004; Doğan ve Demiral, 2007, Goleman, 2005).

Goleman’ın sıraladığı bu beceri ve yetkinlikler her yaş ve meslek grubundan insana, özellikle de uğraş alanı insan olan hemşirelik mesleğinin istenilen başarıya ulaşabilmesi için ışık tutacaktır.

Duygusal zeka kavramı, bireyin yaşamdaki başarısını büyük ölçüde belirleyen bir beceriler bütünü olarak ele alınmaktadır. Başarı, sözü ile kastedilen ise, yalnızca statü, kariyer ve zenginlik değildir. Bireyin kendisini iyi hissetmesi, başkalarıyla iyi ilişkiler kurabilmesi, yaşadığı hayattan memnun olması ve keyif alması da yaşamda başarıyı belirleyen faktörler olarak ön plana çıkmaktadır (Doğan ve Demiral, 2007).

Hemşirelik mesleğinin doğasında insana yardım etme ve empati vardır. Hemşirelerin ve hemşirelik eğitimi alan öğrencilerin, insan gereksinimlerine en duyarlı meslek üyeleri olarak duygusal zeka düzeylerinin geliştirilmesi çok önemlidir. Çünkü hemşirelik, hasta ve yakınları ile 24 saat birlikte olmayı gerektiren stresli bir meslektir. Hemşireler sıklıkla yoğun iş yükü, düzensiz çalışma saatleri, sıkıntılı insanlarla empati yapma, rol belirsizlikleri, ekip içi çatışmalar gibi pek çok sorunla karşılaşmakta olup zaman zaman sorumluluk alma ve doğru kararlar verme konularında zorlanmaktadırlar (Sayıl ve ark., 1997; Üstün 2001; Magnussen ve Amundson, 2003). Hemşirelik eğitimi alan öğrenciler de özellikle klinik uygulamalar sırasında stres yaratan pek çok durumla karşılaşabilmektedir. Bu konu ile ilgili yapılan çalışmalar; hemşirelik öğrencilerinin sıklıkla kliniğe uyum sağlayamama, kendini bilgi ve beceri açısından yetersiz hissetme, yanlış uygulama yapma korkusu, zaman baskısı, ekip üyeleri, hasta veya hasta yakınlarının kötü davranışları ile karşılaşma gibi sorunlar nedeniyle strese girdiklerini ortaya koymaktadır (Magnussen ve Amundson 2003; Montes-Berges ve Augusto 2007; Gorostidi ve ark, 2007; Akerjordet ve Severinson 2004; Andrews ve ark, 2006).

Genellikle insanlarla yüz yüze iletişim kurmayı gerektiren mesleklerde ve özellikle sağlık çalışanları arasında tükenmişlik sendromuna sık rastlanmaktadır. Zaman içinde profesyonellerin karşılaştıkları kişilere karşı duyarsızlaştıkları, duygusal olarak kendilerini tükenmiş hissettikleri ve kişisel başarı ve yeterlilik duygularının azaldığı görülmektedir (Bektaş ve İlhan 2008; Sayıl ve ark.,1997; Üstün 2001). Bu nedenle hemşirelerin ve hemşirelik eğitimi alan öğrencilerin stresli durumlarla baş etmek ve karşılaştıkları sorunları tükenmişlik yaşamadan çözebilmek için; duygularının farkında olabilen ve duygularını kontrol edebilen, empati becerisine sahip, kendini ve karşısındaki insanları motive edebilen, karşısındakileri istediği doğrultuda ikna edebilmek için etkili yöntemler geliştirerek onları etkili bir şekilde dinleyip ikna edebilecek sosyal becerilere sahip kişiler olmaları çok önemlidir.

Duygusal zeka, zaman içinde bireyin olgunlaşması, sosyalleşmesi ve entellektüel düzeyinin arttırılması yolu ile geliştirilebilen bir kavramdır. Duygusal zeka düzeyi yüksek olan bireylerin liderlik, yenilikçilik ve etkili yöneticilik özellikleri ile daha ön planda yer almayı başardıkları bilinmektedir (Cadman ve Brewer 2001). Bu nedenle hemşirelik eğitiminde duygusal zekanın geliştirilmesine verilecek önem sayesinde lider, yenilikçi ve etkili yöneticilik özelliklerine sahip hemşirelerin yetiştirilmesi, mesleğin gelişimine önemli katkılar sağlayacaktır. Mesleğe henüz başlamamış olan hemşire öğrencilerin, mesleki teorik bilgileri alırken grup/eşli çalışma gibi aktivitelerle iletişim yetenekleri geliştirilebilir ve bu tarz projelerle öz güvenleri arttırılabilir. Hemşirelik eğitim programlarında yer alan kişiler arası ilişkiler, psikoloji, sosyoloji gibi derslerin saatleri arttırılabilir ve kişisel gelişimi destekleyici ilave programlara yer verilerek dinleme, başkalarının fikirlerine değer verme, seçim yapma, sorunların üstesinden gelme gibi pek çok becerinin kazandırılmasına yönelik çalışmalar yapılabilir.

Ülkemizde; hemşirelik öğrencilerinin duygusal zeka becerilerinin gelişip gelişmediğini ölçen çok az sayıda çalışma vardır. Yapılacak araştırmalarla öğrencilerin duygusal zeka düzeyleri değerlendirilecek ve duygusal zekayı geliştirici nitelikte eğitim programlarının oluşturulması/yeniden düzenlenmesi çok daha önemli hale gelecektir.

Bu araştırma, Trakya Üniversitesi Edirne Sağlık Yüksekokulu öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerini ve duygusal zeka düzeylerini etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla planlanmıştır.

GEREÇ VE YÖNTEM
Araştırma, tanımlayıcı nitelikte planlanmıştır. Araştırmanın evrenini Trakya Üniversitesi Edirne Sağlık Yüksek Okulu 2005-2006 eğitim öğrenim yılı güz döneminde ebelik ve hemşirelik bölümlerinde öğrenim görmekte olan 383 öğrenci, örneklemini ise araştırmaya gönüllü olarak katılan 316 (%82) öğrenci oluşturmuştur.

Araştırmanın verileri, araştırmacılar tarafından literatür bilgileri doğrultusunda hazırlanan ve öğrencilerin sosyodemografik özelliklerini içeren bilgi formu, Hall (1999) tarafından geliştirilen ve Türkçe geçerlilik ve güvenilirliği Ergin (2000) tarafından yapılan “Duygusal Zeka Değerlendirme Ölçeği” ile elde edilmiştir. Engin’in çalışmasında Cronbach alfa sayısı 0.84 olarak, bizim çalışmamızda 0.87 olarak bulunmuştur. ‘’ Duygusal Zeka Değerlendirme Ölçeği ‘’ duyguların farkında olma (6 madde), duygularını yönetme (6 madde), kendini motive etme (6 madde), empati (6 madde), sosyal beceriler (6 madde) olmak üzere beş alt boyuttan oluşmaktadır. Likert tipinde hazırlanan ölçek (1: Tamamen katılmıyorum, 2: Kısmen katılmıyorum, 3: Çok az katılmıyorum, 4: Çok Az katılıyorum, 5: Kısmen katılıyorum, 6: Tamamen katılıyorum) 30 maddeden oluşmaktadır. Ölçekteki sorulara verilen cevaplar altılı likert tipi ölçek üzerinden değerlendirilmiştir. Değerlendirmede tersine çevrilen ifade bulunmamaktadır (Ergin, 2000).

Araştırmaların verileri bilgisayar ortamında, SPSS 10.00 programında yüzdelik, ortalama, t-testi, varyans analizi ve bonferroni çoklu karşılaştırma testi kullanılarak değerlendirilmiştir.

BULGULAR VE TARTIŞMA

Öğrencilerin sosyodemografik özellikleri incelendiğinde; grubun yaş ortalamasının 20.50 olduğu, öğrencilerin % 30.1’inin dördüncü sınıfta öğrenim gördüğü (n= 316), % 51.9’unun yurtta kaldığı, % 15’inin annesinin ve % 68.7’sinin babasının herhangi bir işte çalıştığı belirlenmiştir. Ayrıca öğrencilerin %97.2’sinin herhangi bir işte çalışmadığı ve %75.6’sının sosyal güvencesinin olduğu belirlenmiştir (Tablo 1).

20 yaş ve altındaki öğrencilerin duygularının farkında olma alt boyut puan ortalamaları 21 yaş ve üzerindeki öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur (p< 0.005) (Tablo 2).

Bölümlere göre duygusal zeka puan ortalamaları incelendiğinde; hemşirelik bölümü öğrencilerinin toplam puan ortalamaları, ebelik bölümü öğrencilerine göre biraz daha yüksek bulunmuştur. Ancak ebelik ve hemşirelik öğrencileri arasında duygusal zeka toplam ve alt grup puan ortalamaları arasında anlamlı bir fark bulunmamıştır (p >0.05) (Tablo 3).

Sınıflara göre duygusal zeka puan ortalamaları incelendiğinde en düşük ortalamanın (121.33 ± 37.06) üçüncü sınıfta, en yüksek ortalamanın ise (140.14 ± 22.79) dördüncü sınıfta olduğu görülmektedir. Sınıflar arası fark incelendiğinde, istatistiksel olarak anlamlı bir fark olduğu ( p< 0.05) ve bu farkın üçüncü sınıftan kaynaklandığı saptanmıştır. Ölçekten alınacak en yüksek puanın 180 olduğu dikkate alındığında, tamamını kız öğrencilerin oluşturduğu çalışma grubumuzun, orta düzeyde duygusal zekaya sahip olduğu ve duygusal zeka düzeylerinin geliştirilmesi gerektiği izlenimini vermektedir.

Kadında duygusal zekanın değerlendirildiği bir çalışmada, kadınların erkeklere oranla daha empatik oldukları ve daha fazla duygusal tepkiler verdikleri saptanmıştır (Halıçınarlı ve Bender, 2008). Diş hekimliği eğitimi alan öğrencilerle yapılan bir çalışmada da kız öğrencilerin erkek öğrencilere göre duygusal zeka düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir (Pau ve ark 2003). Edinburg Üniversitesinde öğrenimlerinin birinci yılında olan tıp öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri, empati becerileri ve sınav performanslarının değerlendirildiği bir çalışmada, duygusal zekası yüksek olan öğrencilerin sınavlardan aldıkları notların daha yüksek olduğu ortaya çıkmıştır (Austin ve ark 2005).

Duygusal zeka alt boyutlarındaki ortalamaların sınıflara göre dağılımı incelendiğinde; öğrencilerin “duyguların farkında olma”, “duygularını kontrol etme”, “kendini motive etme”, “empati” ve “sosyal beceriler” alt boyutlarındaki ortalamalarının ve toplam puan ortalamalarının 3. sınıf öğrencilerinde diğer sınıflardaki öğrencilere göre anlamlı düzeyde düştüğü, dördüncü sınıfta ise ortalamaların tekrar yükseldiği belirlenmiştir (p< 0.005) (Tablo 4). İstanbul Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu öğrencilerinin duygusal zeka düzeylerinin incelendiği çalışmada da, benzer biçimde duygusal zeka alt boyut ortalamalarının üçüncü sınıfta en düşük, dördüncü sınıfta ise en yüksek düzeyde olduğu belirlenmiştir (Kaya, Keçeci 2004). Bu sonuçlardan yola çıkarak, öğrencilerin üçüncü sınıfta bazı problemlerle ya da belirsizliklerle karşılaştığı, dördüncü sınıfta ise bu problemleri çözümledikleri ya da belirsizlikleri netleştirdikleri söylenebilir.

Annenin çalışma durumuna göre duygusal zeka puan ortalamaları incelendiğinde; annesi çalışan öğrencilerin duygularının farkında olma, empati ve sosyal beceriler alt boyutlarının, annesi çalışmayan öğrencilere göre istatistiksel olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır (p <0.05) (Tablo 5). Annenin çalışıyor olması, çocuğun küçük yaşlardan itibaren bireysel sorumluluklar almasını ve bir çok işi kendi başına yapmasını gerektirmektedir. Ayrıca çalışan annelerin çocuklarının, eğitim hayatına (kreş, ana okulu) ve sosyalleşmeye daha erken başlamaları nedeniyle empati ve sosyal beceriler alt boyut ortalamalarının daha yüksek olduğu düşünülmektedir. Bu nedenle annenin çalışma durumunun duygusal zeka üzerinde olumlu etkileri olduğu söylenebilir.

Bu çalışmada öğrenim görmekte olduğu bölümü isteyerek seçen öğrencilerin duygusal zeka toplam puan ortalamaları, bölümü istemeyerek seçen öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur (P<0.05) (Tablo 6). Bir işi isteyerek ve severek yapan bireyler, sorunlarla karşılaştıklarında daha kolay ve rahat şekilde çözümler üreterek, uygun çıkış yolları bulabilirler. Aksi takdirde sorunlar içinde bunalarak yeterli performans gösteremedikleri gibi yaşamlarının fiziksel, psikolojik, sosyal ve ekonomik yönleri de bu durumdan olumsuz yönde etkilenir. Huzurevlerinde çalışan hemşirelerin tükenmişlik düzeylerini inceleyen bir araştırmada, çalışmakta olduğu bölümden memnun olmayan hemşirelerin tükenmişlik düzeylerinin daha yüksek olduğu saptanmıştır (Bektaş ve İlhan 2008). Bir başka çalışmada da kendi isteği dışında rastlantısal olarak ya da yakınlarının önerisi ile hemşirelik mesleğini seçen hemşirelerin, duygusal tükenmişliklerinin daha fazla olduğu belirlenmiştir (Sayıl ve ark. 1997). Bu durumun, öğrencilerin mesleklerine olumlu bir yaklaşımla başlamalarının verdiği güçle kendilerini daha iyi motive etmeleri ve yaşamdan daha fazla doyum almaları ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir.

SONUÇ VE ÖNERİLER
Araştırmanın sonuçları; annenin çalışıyor olması ve eğitim alınan bölümün isteyerek seçilmesi durumlarının duygusal zekayı olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. 20 yaş ve altındaki öğrencilerin duygularının farkında olma alt boyut puan ortalamaları 21 yaş ve üzerindeki öğrencilere göre daha yüksek bulunmuştur. Duygusal zeka boyutlarında en yüksek ortalamaların dördüncü sınıfta, en düşük ortalamaların ise üçüncü sınıfta olduğu belirlenmiştir. Üçüncü sınıftaki bu düşüşün nedenlerine yönelik gelecekte daha kapsamlı araştırmaların yapılması önerilmektedir.

Öğrencilerin orta düzeyde duygusal zekaya sahip olduğu ve duygusal zekalarının geliştirilmesi gerektiği izlenimini uyandırmaktadır. Bu bağlamda, hemşirelik ve ebelik öğrencilerine eğitimlerinin başlangıcından itibaren duygusal zekalarının gelişimini destekleyen ve onları aktif kılan eğitim programları oluşturulabilir. Ders programları içine yaşamda başarı, yaşamla uyum içinde olma gibi kişisel gelişimi destekleyici konulara yer verilebilir. Duygusal zekanın geliştirilmesinde öncelikle öğrencilerin kendi bireysel özelliklerini fark etmeleri, güçlü ve zayıf yönlerini keşfetmeleri, olaylar karşısındaki duygusal tepkilerini değerlendirmeleri sağlanmalı ve duygularını kontrol etme becerilerinin kazandırılması için destek verilmelidir. Ayrıca öğrencilerin sosyal farkındalıkları geliştirilerek ekip çalışması ve işbirliğinin önemi, çatışma durumunda yönetim, insanları etkileme ve ikna etme, liderlik gibi özellikleri de kazanmaları için çaba sarf edilmelidir.

KAYNAKÇA
Acar, F. (2002). Duygusal zeka ve liderlik. Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt:12, ss.58-68.

Akerjordet, K., Severinsson, E. (2004). Emotional intelligence in mental health nurses talking about practice. International Journal of Mental Health Nursing, 13, pp.164–170.

Andrews, G.J., Brodie, D.A., Andrews, J.P., Hillan, E., Thomas, B.G., Wong, J., Rixon, L. (2006). Professional roles and communications in clinical placements: A qualitative study of nursing students’ perceptions and some models for practice. International Journal of Nursing Studies, 43, pp.861–874.

Austin, E. J., Evans, P., Goldwater, R. et al. (2005). A preliminary study of emotional intelligence, empathy and exam performance in first year medical student. Personality and Individual Difference, Vol.: 39, pp.1395-1405.

Bektaş, G, İlhan, N. (2008). Huzurevlerinde çalışan hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri. Turkish Journal of Geriatrics, 11 (3), ss.128-135

Bıçakçı, İ. (2002). İletişim ve Halkla İlişkiler Eleştirel Bir Yaklaşım. Mediacat Kitapları, İstanbul. ss. 32-33.

Cadman, C., Brewer, J. (2001). Emotional intelligence: a vital prerequisite for recruitment in nursing Journal of Nursing Management, 2001, 9, pp.321-324

Doğan, S., Demiral, Ö. (2007). Kurumların başarısında duygusal zekanın rolü ve önemi. Yönetim ve Ekonomi, Cilt:14, Sayı:1, ss.209-230.

Ergin, E.F. (2000). Üniversite öğrencilerinin sahip oldukları duygusal zeka düzeyi ile 16 kişilik özelliliği arasındaki ilişki üzerine bir araştırma. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çocuk Gelişimi ve Ev Yönetimi Anabilim Dalı, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Konya.

Goleman, D. (2005). Duygusal Zeka. (29. basım). Çev.: B., Seçkin, Varlık Yayınları, İstanbul. ss. 47-62.

Gorostidi X.Z, Egilegor X.H, Erice, M.J.A.E, Iturriotz, MJN, Garate, I.E., Lasa, M.B., Cascante, X.S. (2007). Stres sources in nursing practice. Evolution during nursing training. Nurse Education Today, 27, pp.777-787.

Güney, S. (2000). Davranış Bilimleri. Nobel Yayın Dağıtım, Ankara. ss. 225.

Halıçınarlı, E., Bender, MT. (2005). Kadında duygusal zeka (EQ) ve bir saha çalışması. Erişim tarihi 26.12.2008. (http://cws.emu.edu.tr/en/conferences/2nd_int/pdf/)

Kaya, H., Keçeci, A. (2004). Bir hemşirelik yüksekokulu öğrencilerinin duygusal zeka düzeyleri, İstanbul Üniversitesi F.N.H.Y.O. Dergisi, Cilt:13, Sayı:52, ss.39-47.

Magnussen, L., Amundson M.J. (2003). Undergraduated nursing student experience. Nursing and Health Sciences, 5, pp. 261–267.

Mayer, D.J, Stevens, A.A (1994), An emerging understanding of the reflective experience of mood, Journal of Research in Personality, Vol: 28, pp.351-373.

Montes-Berges, B., Augusto, JM. (2007). Exploring the relationship between perceived emotional intelligence, coping, social support and mental health in nursing students. Journal of Psychiatric and Mental Health Nursing, 14, pp.163–171.

Pau, A.K.H., Croucher, R. (2003). Emotional intelligence and perceived stress in dental undergraduates. Journal of Dental Education, 67, pp.1023–1028.

Sayıl, I., Haran, S., Ölmez, Ş., Özgüven, H.D. (1997). Ankara Üniversitesi Hastanelerinde çalışan doktor ve hemşirelerin tükenmişlik düzeyleri. Kriz Dergisi, 5(2), ss.71-77.

Titrek, O., (2007). IQ’dan EQ’ya Duyguları Zekice Yönetme. Pagem Yayıncılık, Ankara. ss. 70-71.

Tuğrul, C. (1999). Duygusal Zeka. Klinik Psikiatri, Cilt: 1, ss. 12-20.

Üstün, B. (2001). Hemşirelik ve tükenmişlik. Ege Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu Dergisi, 17(1-3), ss.87-96.

  • Başa Dön
  • Giriş
  • [ Başa Dön ] [ PDF ] [ Editöre E-Posta ] [ Yorumlar ]
    [ Yazım Kuralları | Editörler | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Ana Sayfa | E-Posta ]


    tarafından geliştirilmiştir